Fransa’da Prekarya

Prekarya*(küreselleşmenin çocuğu) isimli kitabın yazarı olan Guy Standing günümüzde popüler dünya siyasetçilerinin ortak özelliğinin “dinlememek” olduğunu vurguluyor.

“Prekarya” terimi, “prekarya sınıfı” olarak da bilinen sosyolojik bir kavramdır. Bu terim, genellikle ekonomik ve sosyal güvencesizlik içinde çalışan, düşük gelire sahip ve istihdam koşulları nedeniyle belirsizlik yaşayan bir işçi sınıfını tanımlamak için kullanılır.

Bu sınıf, istihdamda istikrarsızlık, yetersiz sosyal güvence ve gelecekleriyle ilgili belirsizlik gibi zorluklarla karşı karşıya kalabilir. Bu tür iş koşullarının artması, çalışanların emeklilik planları, sağlık sigortası ve sosyal yardımlar gibi temel sosyal haklardan yoksun bırakılmasına ve ekonomik güvenliklerinin azalmasına yol açabilir.

Fransa gibi gelişmiş ve sanayileşmiş bir ülkede bile, düşük ücretli işler, geçici çalışma koşulları, kısmi süreli istihdam ve yetersiz sosyal güvence gibi sorunlar yaşanmakta ve halk bu sorunlar sebebiyle kendilerini dinlemeyen hükümet karşısında eylemlerde bulunarak ya da sosyal medya üzerinden tepki gösterek kendisini ifade etmektedir.

Fransa’daki prekarya sorununa etki eden faktörler şunlardır:

  1. İş Piyasasındaki Esneklik: Fransa’da iş piyasasındaki esneklik, işverenlerin geçici, kısmi süreli veya dönemsel işler sunma eğiliminde olmasına yol açmaktadır.
  2. Genç İşsizlik: Fransa’da genç işsizlik oranları diğer yaş gruplarına göre daha yüksektir.
  3. Yetersiz Sosyal Güvenlik: Sosyal güvenlik sisteminin bazı kesimlere yeterince kapsam sağlamaması, düşük gelirli işçilerin ve serbest çalışanların prekarya sınıfına dahil olmalarına neden olabilir.
  4. Göçmen İşçiler: Fransa’da göçmen kökenli işçiler arasında da prekarya sorunları sıkça görülmektedir. Dil bariyerleri ve entegrasyon zorlukları, bu kesimin daha düşük ücretli ve güvencesiz işlere yönlendirilmesine yol açabilir.

Fransa’daki prekarya sorununu çözmek için iş yasalarının güçlendirilmesi, sosyal güvenlik sisteminin genişletilmesi, eğitim ve mesleki beceri geliştirme fırsatlarının sunulması ve genç işsizliğiyle mücadele edilmesi gibi politikaların geliştirilmesi ve bir an önce çözüm odaklı adımlar atılması bu sorunun önce büyümesini yavaşlatacak ve zamanla da büyük ölçüde çözülmesine sebep olacaktır. Aynı zamanda, göçmenlerin entegrasyonunu kolaylaştırmak ve toplumun tüm kesimlerine adil iş fırsatları sağlamak da prekaryayı azaltmada yardımcı olabilir. Bu tür önlemler, prekarya sınıfının ekonomik güvenliğini artırarak daha adil ve sürdürülebilir bir iş gücü piyasasının oluşmasına katkı sağlayacak elzem önlemlerdir.

Dünya genelinde prekarya sınıfı daha doğru tabirle prekarya sorunu gelişmiş ülkeler tarafından bile çok ciddiye alınmamaktadır ayrıca bu durum, farklı ülkelerde değişen derecelerde görülmektedir. Özellikle son yıllarda, küresel ekonomik değişimler, teknolojik gelişmeler ve işgücü piyasalarındaki dönüşümler nedeniyle artan krizler de bu sorunun daha da büyümesine sebep olmuştur.

Dünyanın farklı bölgelerinde, düşük ücretli işler, geçici ve kısmi süreli istihdam, düzensiz çalışma saatleri ve yetersiz sosyal güvence gibi sorunlarla karşı karşıya olan bu sınıf gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kendini göstermektedir.

Bu sınıfın büyümesinde etkili olan faktörler arasında şunlar bulunmaktadır:

  1. Teknolojik Gelişmeler: Otomasyon ve yapay zeka gibi teknolojik ilerlemeler, birçok işte insan zekasına ve işgücüne olan ihtiyacı azalmış olup, özellikle genç ve nitelikli kitleyi aldıkları eğitime kıyasla düşük nitelikli ve güvencesiz işlere yönlendirmektedir.
  2. Taşeronlaşma: Birçok şirket, maliyetleri düşürmek amacıyla işlerini dış kaynaklara veya taşeron yapılara vererek prekarya koşullarının oluşmasına katkıda bulunabilir.
  3. Küreselleşme: Küresel ekonomik bağlantılar ve serbest ticaret, bazı sektörlerde daha düşük maliyetli işgücü kaynaklarının tercih edilmesine yol açmaktadır.
  4. Esnek İstihdam İlişkileri: İşverenler, esnek çalışma saatlerine ve sözleşmeli çalışmalara yönelerek daha düşük maliyetlerle işgücü kullanma eğiliminde olabilirler.
  5. Gelir Eşitsizliği: Artan gelir eşitsizliği, düşük gelirli ve güvencesiz işlere sahip kişilerin sayısının artmasına neden olmaktadır.

Prekarya sorununa karşı mücadele etmek için, iş yasalarının güçlendirilmesi, sosyal güvenlik sistemlerinin geliştirilmesi üzerine önlemler alınmalı mevcut haklar geliştirilmelidir. Ayrıca, küresel işbirliği politikalarının uygulanması da prekaryayı azaltmada önemli bir rol oynayabilir.

Fransa’da Prekarya Sorunu Nasıl Çözülebilir?

Fransa özelinde prekarya sorununun çözümü için alınacak önlemler, ülkenin ekonomik, sosyal ve politik koşullarına özgü olarak şekillendirilmelidir. İşte Fransa’da prekarya sorununu azaltmaya yönelik bazı olası politikalar:

  1. İş Yasalarının ve İşçi Haklarının Güçlendirilmesi: İş yasalarının ve işçi haklarının güçlendirilmesi, prekarya sınıfının iş güvencesini artırabilir. Daha güçlü sendika hakları ve işçi temsilciliği, işçilerin çalışma koşulları ve ücretler konusunda daha fazla söz sahibi olmalarını sağlayacaktır.
  2. Asgari Ücretin Yükseltilmesi: Asgari ücretin artırılması, düşük gelirli işçilerin yaşam standartlarını iyileştirerek bu sınıfının azalmasına yardımcı olabilir.
  3. Sosyal Güvenlik Sisteminin Genişletilmesi: Fransa’nın zaten güçlü bir sosyal güvenlik sistemi mevcuttur ancak bu sistemi daha kapsayıcı hale getirmesi düşük gelirli ve geçici işçileri de bu grubun içine alması en büyük ve en önemli adımlardan birisi olacaktır.
  4. Eğitim ve Mesleki Beceri Geliştirme: Eğitim ve mesleki beceri geliştirme programları, işçilerin niteliklerini artırarak daha kalıcı ve yüksek gelirli işlere yönelmelerine yardımcı olabilir.
  5. Geçici İşçilerin Korunması: Geçici işçilerin haklarının korunması ve kötü çalışma koşullarına karşı önlem alınması özellikle göçmen sınıfının içinde bulunduğu sıkıntılı ekonomik ve sosyal durumu çözmede önemli rol oynayacaktır.
  6. İşverenlerin Teşvik Edilmesi: İşverenlere, daha adil ve güvenceli iş koşullarını teşvik etmek için vergi avantajları ve teşvikler sunulabilir.
  7. Genç İşsizliği ile Mücadele: Genç işsizliğini azaltmaya yönelik politikalar, gençlerin gelecek kaygısını azaltacak olup, iş güvenliği ve sahip olacakları maddi birikim kısa vadeli plan yapma alışkanlarını azaltacaktır. Ayrıca iyi bir geleceğe sahip olacakları düşüncesini geliştirerek özellikle riskten korkma-kaçınma, potansiyellerini gerçekleştirememe durumunu tersine çevirecektir.
  8. Toplumsal Farkındalığı Artırma: Prekarya sorununa dikkat çekmek ve toplumda farkındalığı artırmak için kampanyalar düzenlemek, politikacıların ve iş dünyasının dikkatini çekebilir ve çözüm arayışlarına katkı sağlamalarına sebep olabilir. Bu konuda adım atma önceliği özel şirketlerde değil, devletin kendisindedir. Kırılgan bir konu olup toplumda öne çıkan entelektüeller, akademisyenler, ekonomistler öncülüğünde kararlar alınmalıdır. Zira kâr-zarar bakış açısına sahip olan kişi ve kesimlerin aldığı kararlar bu krizi daha da büyütebilir bu sebeple her koşulda toplumun yararı gözetilmelidir.

Fransa’da prekarya sorununun çözümü için tüm paydaşların işbirliği yapması gereklidir. Politikacılar, iş dünyası, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve toplumun diğer kesimleri, prekaryayı azaltmaya yönelik çözümler için ortak hareket etmeli ve devlet kurumlarının öncülüğünde adımlar atmalıdırlar. Bu şekilde daha adil ve sürdürülebilir bir iş gücü piyasasının oluşması mümkün olabilir.

Prekarya sorununun çözümü, işbirliği gerektiren çok boyutlu bir süreçtir. Burada önemli olan sürdürebilir bir politika ile uzun vadeli hedeflere sahip olmaktır.

Yorum bırakın